Dünya Güzeli

Paylaş:

Koşarak gidersin otobüs durağına ve bir otobüs hareket halindedir, hızını artırırsın ama yetişemezsin otobüs gider…

Giden otobüsün, yetişmek istediğin otobüs olup olmadığını bile bilmezsin ama tüh o muydu acaba diye üzülürsün ve beklemeye başlarsın…

İşte hayatta bazen kaçırdığın otobüsler vardır…

Sevgi neydi diye absürt bir soru sormayacağım tabi ki de…

Ama çaktırmadan cevabı fısıldayayım size; sevgi, emekti.

En saçma zamanında sana gelen üç sayfalık mektuptu.

Yaşadığın şehirde sevdiğin yazarın kitabı yok diye sırf sen mutlu ol diye sana alınıp gönderilmesiydi.

Hiç bilmediği bir şehirde sırf sen yaşıyorsun diye orada yaşama ihtimalini düşünmekti.

Güne sesinle başlayıp, geceyi sesinle bitirmekti.

Saatlerce tek kelime etmeden bir sesi dinlemekti.

Belki de geçmiş zaman eki geldi diye bu kadar güzel cümleler. Gerçi her şey öyle değil mi zaten, hep sonradan; hep sonradan…

Bol bombalı, bol patlamalı ülkemde bir gün daha yaşadım diye mutluyum şimdi.

Ölmeden bir şeyler kalmalı geriye,

Yüreği güzel olan insanları yalnız bırakmayın dostlar, iyi ki seni tanımışım denmeli.

Hayat dediğimiz şey baya baya saçma sapan bir hal aldı. Bir gün pıt diye ölmeden içinde ne varsa söylenmeli…

Sonra otobüs gelir boş yer varsa oturursun, yaşlı teyzelerle göz göze gelmemeye çalışıp ineceğin yere varana kadar dünya ile iletişimini kesersin. Allah’tan güzel şarkılar var tabi, kafa bir milyon, anılar; anılar yol boyu tabi…

Neyse işte varacağın yere varmış sayar, otobüsten inersin…