Liberaller Sürüsü

Paylaş:

Bir zamanların Ergenekon’da içeri adam atma yarışının orta sıralarında gezinen, yetmez ama evetçi, mevcut islamcı iktidarın sağdığı ineklerden aldığı sütten her seferinde pay almış olan , Kayserispor’da iki sezon zaman zaman ilk 11 oynayıp çoğunlukla yedek bekleyen futbolcusu kadar ülkeye fayda sağlamış renksizliği samimiyetsizliğiyle ün yapmış Türkiye liberal kabin ekibinin unsurlarından Fuat Keyman, Suriyeli küçük kız çocuğunun Ege’de sahile vuran cesedinden sonra tipik liberal romantizmi ve cehaletiyle, acaba bu fotoğraf dünyayı değiştirir mi diyerek vietnamdan, bosnadan fotoğraflarla cümleleri tuzsuz bu memleketin çıkınından haznesinden çıkmadığını ispatlamak için İsviçreli bilim adamı gerektirmeyen kelimelerle, ifadelerle bir yazı neşretti . Ülke radikal yazarları, cnnciler, liberaller, Murat Belgeciler, Altangiller tayfasının 20 yıldır memlekete yedirdiği okunmamasına rağmen bıkmadan usanmadan Avrupa gazetelerinin Avrupalı editörlerin Amerikalı gazetecilerin Türkiye hakkında bildiklerini sanki biz bulduk tavırlarıyla anlatmaları gibi, bu haber/yazı da aslında bir gün öncesinde Guardian’da Hint asıllı bir İngiliz bayan yazarın tipik Avrupalı/İngiliz liberal bakış aşısıyla bir yere merhem olmayan emperyalizmi yine hasır altı eden gözlerden uzağa fırlatan yazısının bir kopyasıydı.

Belki şimdi değil ama olur da üniversitelerimizi bilimsel çavuşçuluk, rütbecilik, kalfacılık alışkanlıklardan kurtaran bir devrim gerçekleşirse – ki bu milli takımın finallere direk çıkma hesaplarından daha zor bir denklemin çözülmesini gerektiriyor- bu liberallerin 30 yıllık bu kabak tadından beter yazılarını okuyacak kürsüler bilimsel ekipler kuracak mesela sosyolojiden psikolojiden uluslararası ilişkilerden patolojiden bilim adamlarının katılımıyla gerçekleşecek bir araştırmayla ülkenin büyük bir çaba sarf ederek bu 30 yılın bilinçaltını dağa ovaya ülkenin her bir köşesine ırmaklarına fırlatıp atacak.

Vasatın içinde boğulan liberaller, soykırım, özerklik, ulusalcı statüko kelimeleriyle günümüz pop şarkıcılarından daha b.ktan söylüyorsunuz, hani kafanızı kaldırmadığınız Avrupa müziği, sineması? Hadi konuşun ve cahilliğinizi, Avrupa değerlerini yapan acılardan bir avuç bir şey anladığınızı birkaç kelimeyle dahi olsa anlatın. Tek bir tane yazınız olsun ve ağzımızda güzel bir tat bıraksın okuduktan sonra günlerce hayallerine dalalım, tasalanalım, gururumuzu vicdanımızı tekmelesin. Bir tane şu yaşadığımız memleketten bir ifade kelime olsun, bir tane çeviri lafınız olmasın. Tarkovskiden, Bergmandan, Bukowskiden ne anladığınızı ne olur yazın? Statüko, Konfederasyon, Eşitlikçi demokrasi… Bugüne kadar belki de 10 milyon kelime karaladınız, siz çok okumuş insanlar topluluğu, bu dünyanın bir kısmını kurutmuş açlıklar toplu ölümlere aşağılamalara yokuş aşağı itmiş işte daha dün burnunuzun dibinde Ankara’da olan Emperyalizmi bir taneniz yazılarınızın ek kısmına parantez içine bile yazma cesaretini gösteremediniz. Bir tane eser veremediniz. İttir kaktır holding basımı broşürlerinizi üniversitelerde 1-2 liraya çocukların eline zorla tutturdunuz. Şimdi de bir kısmınız beraber grup yaptığınız cemaate bir kısmınız zengin ve beş vakit namazında niyazında ama zengin, kendisini aldatmayacağına inandığı islamcı iktidara (gönül) vermeye devam ediyor. Küçük bir kısmı da PKK ile farklı bir tat deniyor. İşte sizin, yani yetmez ama evetçi sizlerin eseri hukuk nedir, vicdan nedir, eşitlik nedir, vatandaşlığın eşitliği nedir bilmeyen iktidarlar, işte sizi küçük yunan tanrısı belirlemiş solculuğa yeni adım atan sizleri bir şey biliyor zanneden dünyayı Avrupa değerlerini sizin anlattığınız gibi zanneden demokrasi, ulusalcı statüko, özerklik ile üç kelimeyle derdini anlatmaya çalışan solculuğa yeni adım atmış üniversiteli çocuklar , ülkenin kıyısına köşesine sinmiş beş senede ülkenin yarısını kodese yollayan cemaatçiler, içinde vicdan cesarete özgürlüğe emperyalizme karşı olmaya ülkenin dağını ovasını dutunu kirazını sevdiren bir tane değer üreteyim derdinde olmayan yazılarınızla yarattığınız kaba cahil topluluklar. Ülkeyi vasatın altına çekmede yerli ve millilerle sıkı işbirliğinizin sonuçlarını aldınız, artık maaşlarınıza zam artı ikramiyeyi hak ettiğinizi düşünüyorum. Bilime bazı türlerin nasıl daha eğitimli (!) hale getirilebileceğinizi gösterdiniz, bir kez daha tebrikler, bu Nobeli siz hak ettiniz.